Günlük hayatın temposu, kalabalığı ve gürültüsü arasında çoğu zaman kendimize ait sakin bir alan bulmak zor olabiliyor. İşte tam da bu nedenle evin içinde küçük ama anlamlı bir köşe yaratmak, zihinsel ve duygusal denge açısından büyük fark yaratabilir.Peki bu “kişisel alan” nasıl yaratılır? Hangi unsurlar bu köşeyi sana özel kılar? Ve tabii ki dekoratif tablolar, bu alanın kimliğini nasıl tamamlar?
Ev sadece yaşanılan değil, hissedilen bir yer. Bu hislerin merkezi ise kendine ait küçük bir bölge yaratabilmek.
Pencere önü, kitaplık yanı ya da odanın az kullanılan bir köşesi olabilir. Burada önemli olan: “rahatsız edilmeden ait hissetmek.”
Bir berjer, bir yan sehpa ve belki bir lambader. Az eşya, çok his. Wabi-Sabi felsefesine göz kırpan bir yaklaşım.
Doğal ışık alan bir alan tercih edebilir veya yumuşak sarı ışıklarla sıcaklık katabilirsin. Yanına küçük bir yeşil bitkikoyarak canlılık kazandırabilirsin.
Tablolar, kişisel köşelere duygusal bir imza atar.Bir duvar düşün: sadece senin göz hizanda, sadece senin hissettiklerini yansıtan bir illüstrasyonla tamamlanmış.İşte tam bu yüzden, tablo seçimi kişisel alanda çok kritik.
Kendi alanını yaratmak, yalnızca dekoratif değil; ruhsal bir eylemdir. Evinin içinde sadece sana ait olan bu köşeyi oluşturduğunda, günün yorgunluğunu atacak bir limana sahip olursun.Atölye Lunera olarak biz, bu köşeye ruh katacak eserler tasarlıyoruz.
🖼️ Sana ait köşeyi tamamlayacak tabloları şimdi keşfetmek için tıkla